
Çalışma Alanı
Aile Hukuku
Boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı, soybağı ve koruma kararı; işleyen süreler, görevli mahkeme ve süresiz nafaka iptalinin etkisi.
Bu sayfada
- Boşanma davası açmak için süre var mı?
- Aile davasına hangi mahkeme bakar?
- Boşanma sebepleri nelerdir?
- Anlaşmalı boşanma nasıl olur, mal paylaşımını kapsar mı?
- Eşin mesajları ve yazışmaları delil olur mu?
- Dava öncesinde ve dava sürerken hangi önlemler alınır?
- Şiddete karşı koruma kararı nasıl alınır?
- Hangi nafaka ve tazminat istenebilir?
- Yoksulluk nafakası süresiz kalacak mı?
- Velayet kime verilir, çocuk dinlenir mi?
- Çocuğu göstermeyen eşe karşı ne yapılır?
- Boşanmada mallar nasıl paylaşılır?
- Soybağı, babalık davası ve evlât edinme nasıl işler?
- Yurt dışındaki karar Türkiye’de nasıl geçerli olur?
- Kısaltmalar
- Sık sorulan sorular
- İlgili çalışma alanları
Aile hukuku, evlilik, boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi ve soybağı ilişkilerini düzenler; bu dava ve işlere aile mahkemesi bakar (4787 s.K. m.4). Alandaki güncel değişiklik yoksulluk nafakasındadır: Anayasa Mahkemesi "süresiz olarak" ibaresini iptal etti, iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek (TMK m.175; E.2025/156, K.2026/131).
Boşanma davası açmak için süre var mı?
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan davada kanun bir dava süresi yazmaz; zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta dava hakkı öğrenmeden altı ay sonra düşer (TMK m.161, m.162, m.166). Boşanma hükmü kesinleştikten sonra açılacak yoksulluk nafakası ve tazminat davalarında bir yıllık zamanaşımı işler (TMK m.178).
| İşlem | Süre |
|---|---|
| ZinaTMK m.161 | Öğrenmeden altı ay; her hâlde eylemden beş yıl |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışTMK m.162 | Öğrenmeden altı ay; her hâlde sebebin doğumundan beş yıl |
| Küçük düşürücü suç, haysiyetsiz hayatTMK m.163 | Her zaman |
| TerkTMK m.164 | En az altı ay ayrılık; ihtardan iki ay sonra dava |
| Anlaşmalı boşanmaTMK m.166 | Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı |
| Reddedilen davadan sonra boşanmaTMK m.166 | Ret kesinleştikten bir yıl sonra |
| Yoksulluk nafakası, boşanma tazminatıTMK m.178 | Hüküm kesinleştikten bir yıl |
| Mal rejimi alacaklarıTBK m.146, m.153 | On yıl; evlilik sürerken işlemez |
| Soybağının reddiTMK m.289 | Koca öğrenmeden, ana doğumdan, çocuk erginlikten bir yıl |
| Babalık davasıTMK m.303 | Ana doğumdan bir yıl |
| Koruma kararına itiraz6284 s.K. m.9 | Yüzüne okunma veya tebliğden iki hafta |
Terk sebebinde ihtar, ayrılığın dördüncü ayı bitmeden istenemez (TMK m.164). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanmayla sona eren edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağına bir yıllık süreyi değil, on yıllık zamanaşımını uygulamıştır (TMK m.178; E.2013/375, K.2013/520, oy çokluğuyla). Babalık davasındaki bir yıllık süre yalnız anayı bağlar: Anayasa Mahkemesi çocuğun süresini düzenleyen fıkrayı iptal etmiştir (E.2010/71, K.2011/143), Hukuk Genel Kurulu’na göre çocuğun davası için kısıtlayıcı süre kalmamıştır (E.2023/383, K.2024/294).
Aile davasına hangi mahkeme bakar?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; kurulamayan yerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 s.K. m.2, m.4). Mahkeme esasa girmeden önce sorunları tespit ederek sulh yoluyla çözümü teşvik eder (4787 s.K. m.7). Yer bakımından yetki uyuşmazlığa göre değişir.
| Uyuşmazlık | Yetkili yer |
|---|---|
| Boşanma, ayrılıkTMK m.168 | Eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturulan yer |
| Boşanmadan sonra nafakaTMK m.177 | Nafaka alacaklısının yerleşim yeri |
| Boşanmada mal rejimi tasfiyesiTMK m.214 | Boşanma davasında yetkili mahkeme |
| Yardım nafakasıTMK m.365 | Taraflardan birinin yerleşim yeri |
Boşanma sebepleri nelerdir?
Kanun beş özel sebep ile bir genel sebep sayar. Özel sebepler şunlardır:
- Zina: Diğer eş dava açabilir; affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161).
- Hayata kast, pek kötü veya ağır derecede onur kırıcı davranış: Affeden tarafın dava hakkı burada da yoktur (TMK m.162).
- Küçük düşürücü suç, haysiyetsiz hayat: Bu nedenle birlikte yaşama diğer eşten beklenemiyorsa dava her zaman açılabilir (TMK m.163).
- Terk: Ayrılık en az altı ay sürmeli, hâkim veya noter ihtarı sonuçsuz kalmalıdır. Diğerini ortak konutu terke zorlayan veya dönüşünü haklı sebep olmadan engelleyen eş de terk etmiş sayılır (TMK m.164).
- Akıl hastalığı: Ortak hayat çekilmez hâle gelmeli, hastalığın geçmeyeceği resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir (TMK m.165).
Genel sebep, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kılacak derecede temelinden sarsılmasıdır (TMK m.166). Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, boşanma yerine ayrılık da isteyebilir (TMK m.167).
Eşim boşanmak istemezse dava sonuçsuz mu kalır?
Eşin rızası dava şartı değildir; birlik temelinden sarsılmışsa her eş dava açabilir. Davacının kusuru daha ağırsa davalı itiraz edebilir. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin sürmesinde davalı ile çocuklar için korunmaya değer yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilebilir (TMK m.166).
Dava reddedilirse ikinci yol vardır: ret kararının kesinleşmesinden bir yıl geçmiş ve ortak hayat her ne sebeple olursa olsun yeniden kurulamamışsa birlik temelden sarsılmış sayılır, bir eşin istemiyle boşanmaya karar verilir. Kural 2024’te bu biçimi almıştır (TMK m.166). Yargıtay, önceki ret kararını ve altı yıllık ayrı yaşamayı anlatan bir dilekçede davanın bu kurala dayandığının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş, eski dosyanın getirtilmesi için bozmuştur (2. HD, E.2025/5122, K.2025/11194).
Anlaşmalı boşanma nasıl olur, mal paylaşımını kapsar mı?
Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde birlik temelinden sarsılmış sayılır. Hâkim tarafları bizzat dinler; boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır, gerekli gördüğü değişiklikleri taraflar kabul ederse boşanmaya hükmeder (TMK m.166). Bu anlaşmalar hâkim onayı olmadan geçerli değildir (TMK m.184).
Mal paylaşımı protokole kendiliğinden girmez. Hukuk Genel Kurulu’na göre "malî sonuçlar" tazminat ve nafakayı ifade eder, mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz; sırf anlaşmalı boşanmış olmak tasfiye yapıldığı anlamına gelmez. Eşler protokolde malları paylaşır veya bu haktan feragat ederse, karar kesinleştikten sonra yeniden tasfiye isteyemez (E.2024/7, K.2025/498, oy çokluğuyla).
Eşin mesajları ve yazışmaları delil olur mu?
Hukuka uygun elde edildiyse olur; hukuka aykırı elde edilen delil bir olgunun ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189). Yazışmayı sunan taraf, onun karşı tarafın eli ürünü olduğunu ve hukuka uygun ele geçirildiğini ispatlarsa delil kabul edilebilir (2. HD, E.2023/3675, K.2024/9976).
Yargıtay, eşin WhatsApp Web oturumundan alınan yazışmaları hukuka aykırı delil saymış; başka kusur da ispatlanmadığından erkeğin boşanma davasının kabulünü bozmuştur. Bölge adliye mahkemesi delili, başka yolla elde edilemeyeceği ve yarar dengesi gerekçesiyle kabul etmişti (2. HD, E.2023/5012, K.2024/1780).
Eşlerden birinin olguyu kabul etmesi tek başına yetmez: hâkim anlaşmalı boşanma dışında bu kabulle bağlı değildir, yemin öneremez ve delilleri serbestçe değerlendirir (TMK m.166, m.184).
Dava öncesinde ve dava sürerken hangi önlemler alınır?
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim; eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımı için geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Tedbir nafakası bu önlemlerdendir. Hukuk Genel Kurulu, tedbir nafakası ile tarafların kusuru arasında hukuki bağ kurulamayacağını belirtmiş, yeterli geliri olmayan eş yararına karar verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır (E.2012/1158, K.2012/827).
- Dava açılmadan: Birlikte yaşamaya haklı sebeple ara verilmişse hâkim parasal katkı, konut, ev eşyası ve malların yönetimi için önlem alır (TMK m.197).
- Aile konutu: Diğer eşin açık rızası olmadan kira sözleşmesi feshedilemez, konut devredilemez, üzerindeki haklar sınırlanamaz. Malik olmayan eş tapuya şerh verilmesini isteyebilir (TMK m.194).
- Mal kaçırma riski: Hâkim, belirlediği malvarlığı değerlerinde tasarrufu diğer eşin rızasına bağlayabilir; taşınmazda bu durum tapuya şerh edilir (TMK m.199).
Şiddete karşı koruma kararı nasıl alınır?
Koruma kararı için boşanma davası açılmış olması şartı aranmaz; karar en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek hâkimden, mülkî amirden veya kolluktan istenebilir. Kişi kendisi isteyebileceği gibi Bakanlık, kolluk veya Cumhuriyet savcısı da başvurabilir. Koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına ilişkin delil veya belge aranmaz, önleyici tedbir kararı geciktirilemez (6284 s.K. m.8). Kanundaki şiddet tanımı fiziksel ve cinsel davranışların yanında psikolojik, sözlü ve ekonomik davranışları da kapsar (6284 s.K. m.2). Kanun kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını korur (6284 s.K. m.1).
- Mülkî amir: Barınma yeri, geçici maddî yardım, rehberlik ve geçici koruma sağlayabilir (6284 s.K. m.3).
- Koruyucu tedbir, hâkim: İşyeri değişikliği, ayrı yerleşim yeri ve aile konutu şerhine karar verebilir (6284 s.K. m.4).
- Önleyici tedbir, hâkim: Konuttan uzaklaştırma, yaklaşma yasağı, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme ve silah teslimine karar verebilir; velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki önlemleri de alınabilir (6284 s.K. m.5).
- Süre: İlk kararda en çok altı aydır; şiddet tehlikesi sürüyorsa süre ve şekil değiştirilebilir veya tedbir devam ettirilebilir (6284 s.K. m.8).
- İtiraz: İki hafta içinde aile mahkemesine yapılır; itiraz mercii bir hafta içinde kesin karar verir (6284 s.K. m.9).
- Aykırılık: Üç günden on güne kadar zorlama hapsi gerektirir; her tekrarda on beş günden otuz güne kadar, toplamda en çok altı ay (6284 s.K. m.13).
Hangi nafaka ve tazminat istenebilir?
Boşanmada yoksulluk ve iştirak nafakası ile maddî ve manevî tazminat istenebilir; yardım nafakası boşanmaya bağlı değildir.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır değilse diğerinin malî gücü oranında ister; yükümlünün kusuru aranmaz (TMK m.175).
- İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m.182). Miktar çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme gücüne göre belirlenir (TMK m.330).
- Yardım nafakası: Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşe verilir; kardeşte yükümlünün refah içinde olması gerekir (TMK m.364).
- Maddî tazminat: Menfaati boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf ister (TMK m.174).
- Manevî tazminat: Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu olandan ister; irat biçiminde, yani düzenli ödeme olarak bağlanamaz (TMK m.174, m.176). Aldatılan eş, evli olduğunu bilerek eşiyle birlikte olan üçüncü kişiden manevî tazminat isteyemez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2017/5, K.2018/7).
- Nafaka ödenmezse: Alacaklının şikâyetiyle borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; kararın gereği yerine getirilirse tahliye edilir (İİK m.344).
İştirak nafakası için genel kural, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren hükmedilmesidir (HGK, E.2022/657, K.2023/672). Bakım borcu çocuğun erginliğine kadar sürer; eğitim devam ediyorsa eğitim sonuna kadar, durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde devam eder (TMK m.328).
Yoksulluk nafakası düzenli ödeme olarak bağlanmışsa alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun kalkması veya haysiyetsiz hayat hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır; malî durum değişirse veya hakkaniyet gerektirirse artırılabilir ya da azaltılabilir (TMK m.176).
Yoksulluk nafakası süresiz kalacak mı?
Hayır: 30 Haziran 2027’de "süresiz olarak" ibaresi yürürlükten kalkar, nafaka hakkı kalkmaz; o tarihe kadar mevcut metin uygulanır. Anayasa Mahkemesi, her koşulda süresiz nafaka istenebilmesini Anayasa’ya aykırı bulmuştur (E.2025/156, K.2026/131, oy çokluğuyla; Resmî Gazete 30 Eylül 2026, 33386).
- Gerekçe: Süre konusunda ölçüt olmaması, kusurlu olması bile gerekmeyen yükümlüyü ömür boyu evliliğin sonuçlarına bağlar, makul dengeyi bozar.
- Mahkemenin işaret ettiği ölçütler: Evliliğin süresi, alacaklının yaşı, eğitim ve sağlık durumu, ihtiyaçlarını kendi imkânıyla karşılama kapasitesi. Süresiz nafakayı gerektiren hâllerin ölçütleri de kanunda yer almalıdır.
- Sonrası: İptalin doğuracağı boşluğu dolduracak kanun teklifi TBMM’de öncelikle görüşülür; iptal kararları geriye yürümez (Anayasa m.153).
Karar, önceden bağlanmış nafakalar için bir geçiş kuralı koymaz; bunların akıbeti kararda ve yürürlükteki kanunda düzenlenmemiştir.
Velayet kime verilir, çocuk dinlenir mi?
Mahkeme velayeti çocuğun üstün yararına göre belirler; kanun anne veya baba lehine bir öncelik yazmaz (TMK m.336). Evli olmayan ana ve babada ise velayet anaya aittir (TMK m.337). Yargıtay somut olgulara bakar:
- Güncel rapor: Babanın cezaevinde olduğu dosyada yeniden sosyal inceleme raporu alınması için bozulmuştur (2. HD, E.2023/9862, K.2024/6997).
- Yaşanılan yer ve kardeşler: Çocukların fiilen yaşadığı yer ile kardeşlerin birbirinden ayrılmaması gözetilerek, çocuklarla da görüşülerek rapor düzenlenmesi istenmiştir (2. HD, E.2025/9846, K.2026/6256).
- Ebeveynin bakımı: Çocuğun beyanı, öğretmen beyanı ve uzman raporu birlikte değerlendirilerek velayetin anneye verilmesi üstün yarara aykırı bulunmuştur (2. HD, E.2023/5512, K.2023/4310).
İdrak çağındaki çocuk dinlenir, görüşüne gereken önem verilir; üstün yararı gerektirirse görüşünün aksine karar verilebilir (2. HD, E.2024/3790, K.2025/421; E.2024/5917, K.2025/4008). Ölçüt kararlarda bir yaş olarak değil idrak çağı olarak geçer; kanun da çocuğun olgunluğu ölçüsünde düşüncesinin gözetilmesini ister (TMK m.339).
Ortak velayet mümkün mü?
Kanun boşanmada velayeti çocuk kendisine bırakılan tarafa bağlar, ortak velayeti açıkça düzenlemez (TMK m.336). Yargıtay iki dosyada ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını kabul etmiştir. Birincisi tarafların çekişmediği yabancı mahkeme kararının tanınmasıdır (2. HD, E.2016/18674, K.2017/13800). İkincisi İngiliz vatandaşı tarafların evlilik dışı çocuk için istemidir; Daire esasın incelenmesi için bozmuştur (2. HD, E.2016/15771, K.2017/1737). Bu kararlar, TMK’ya tâbi boşanma davasında ortak velayet verilip verilemeyeceğini çözmez.
Velayet kararı sonradan değişir mi?
Değişebilir. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgularda hâkim kendiliğinden veya istem üzerine önlem alır (TMK m.183). Yeniden evlenme tek başına velayetin kaldırılmasını gerektirmez, çocuğun menfaati gerektirirse velayet sahibi değiştirilebilir (TMK m.349). Diğer önlemler yetersizse ve velayet görevi gereği gibi yerine getirilemiyor ya da yükümlülükler ağır biçimde savsaklanıyorsa hâkim velayeti kaldırır (TMK m.348).
Çocuğu göstermeyen eşe karşı ne yapılır?
Kişisel ilişki kararı artık icra dairesinden değil, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünden yerine getirilir (5395 s.K. m.41/A). İcra ve İflas Kanununun eski hükümleri yürürlükten kalkmıştır (İİK m.25). Yükümlü rızasıyla uymazsa hak sahibi müdürlüğe başvurur, müdürlük çocuğun belirlenen yere getirilmesini bildirir ve gerekirse teslim emri gönderir (5395 s.K. m.41/C).
- Disiplin hapsi: Kişisel ilişkiye dair teslim emrine aykırılıkta üç günden on güne kadar, çocuk teslimine dair emre aykırılıkta üç aya kadar; bir ay içinde şikâyet gerekir (5395 s.K. m.41/F).
- Velayetin değişmesi: Velayet kendisine bırakılan taraf düzenlemeye uymazsa, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kararda ihtar edilir (TMK m.182, m.324).
- Kişisel ilişkinin alınması: Çocuğun huzuru tehlikeye girer veya önemli sebepler varsa hak reddedilebilir veya alınabilir (TMK m.324).
Yargıtay, velayeti annede olan çocukların yurt dışı çıkışını babanın rızasına bağlayan kararı, annenin velayet hakkını ve seyahat özgürlüğünü kısıtladığı için bozmuştur; kişisel ilişki günlerine ilişkin bu istemde hukuki yarar görmemiştir (2. HD, E.2025/5404, K.2025/9980).
Boşanmada mallar nasıl paylaşılır?
Sözleşme yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır; bu rejimde taşınmaz kendiliğinden yarı yarıya bölünmez, her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkı kazanır (TMK m.202, m.236). Rejim boşanmada dava tarihinden geçerli olarak sona erer; mevcut edinilmiş mallar hesaplaşma (tasfiye) anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.225, m.235).
- Edinilmiş mal: Çalışma karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri, çalışma gücü kaybı tazminatları, kişisel malların gelirleri ve bunların yerine geçen değerlerdir (TMK m.219).
- Kişisel mal: Eşin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, rejim başlangıcında sahip olduğu mallar, miras ve karşılıksız kazanımlar, manevî tazminat alacağı ve bunların yerine geçen değerlerdir (TMK m.220).
- Artık değer: Edinilmiş malların toplamından bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır; değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m.231).
- Değer artış payı: Diğer eşin malına karşılıksız katkıda bulunan eş, değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı kazanır (TMK m.227).
- Devredilen mallar: Rejimin sona ermesinden önceki bir yılda rıza olmadan yapılan, olağan hediye dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile alacağı azaltma kastıyla yapılan devirler hesaba eklenir (TMK m.229). Borçlunun malvarlığı yetmezse kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye öğrenmeden bir yıl ve her hâlde rejimin sona ermesinden beş yıl içinde başvurulabilir (TMK m.241).
- Ödeme: Alacak malın kendisi veya para olarak ödenir; derhâl ödeme ciddî güçlük doğuracaksa borçlu erteleme isteyebilir (TMK m.239).
İspat yükü malın kişisel olduğunu savunan eştedir: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m.222). Hukuk Genel Kurulu, evlilikten dört ay sonra alınan evin evlilik öncesi parayla alındığı savunmasını tanık beyanları ile alım tarihleri ve değerlerin uyumuna bakarak yerinde görmüş, kişisel mal kabul etmiştir (E.2024/618, K.2025/646, oy çokluğuyla).
Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236). Eşler başka bir rejimi noterde düzenleme veya onaylama yoluyla seçebilir (TMK m.205). TMK’nın yürürlüğünden önce evlenenler bir yıl içinde başka rejim seçmedilerse o tarihten geçerli olarak yasal rejimi seçmiş sayılır (4722 s.K. m.10).
Düğünde takılan altınlar kimindir?
Eşler arasında aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa, evlilik sırasında kim tarafından takılmış olursa olsun ziynet eşyası kadına bağışlanmış sayılır ve kişisel malı olur. Kadın ziynetin varlığını ve kendisinde olmadığını, bunları aldığı kabul edilen eş ise iade etmemek üzere aldığını ispatlar (HGK, E.2021/650, K.2023/76).
Soybağı, babalık davası ve evlât edinme nasıl işler?
Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282). Evlilik sırasında veya sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m.285). Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasıyla bu varsayımı çürütebilir (TMK m.286).
- Babalık davası: Ana ve çocuk açar; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir (TMK m.301).
- Tanıma: Baba nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla, resmî senetle ya da vasiyetnameyle tanır (TMK m.295).
- Kan ve doku incelemesi: Taraflar ve üçüncü kişiler sağlık yönünden tehlike yaratmayan incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür. Davalı rıza göstermezse hâkim, beklenen sonucu duruma göre onun aleyhine doğmuş sayabilir (TMK m.284). Haklı sebep olmadan uyulmazsa hâkim incelemenin zorla yapılmasına da karar verir (HMK m.292).
- Evlât edinme: Küçük bir yıl bakılmış ve eğitilmiş olmalı, evlât edinme yararına bulunmalıdır; evlât edinen en az on sekiz yaş büyük olmalıdır (TMK m.305, m.308).
Yurt dışındaki karar Türkiye’de nasıl geçerli olur?
Yabancı boşanma kararı, şartları varsa dava açılmadan nüfus kütüğüne tescil edilebilir: taraflar birlikte başvurur, taraflardan biri ölmüş veya yabancıysa Türk vatandaşı olan taraf tek başına başvurabilir; karar usulen kesinleşmiş ve kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. Bu nedenle reddedilirse tanıma yoluna gidilir (5490 s.K. m.27/A).
Kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icrası için tenfiz, kesin hüküm veya kesin delil olarak kullanılması için tanıma kararı gerekir (MÖHUK m.50, m.58). Mahkeme münhasır yetki, kamu düzeni ve usulüne uygun çağrılma şartlarına bakar; tenfizde karşılıklılık da aranır, tanımada aranmaz (MÖHUK m.54, m.58). Bu dava ve işlere aile mahkemesi bakar (4787 s.K. m.4).
Kısaltmalar
| Kısaltma | Kanun |
|---|---|
| TMK | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu |
| 4722 s.K. | 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun |
| TBK | 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu |
| HMK | 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu |
| İİK | 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu |
| 4787 s.K. | Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun |
| 5395 s.K. | 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu |
| 6284 s.K. | Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun |
| MÖHUK | 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun |
| 5490 s.K. | 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu |
| HGK | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu |
| 2. HD | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi |
Sık sorulan sorular
- Anlaşmalı boşanma için en az ne kadar evli olmak gerekir?
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Hâkim tarafları bizzat dinler ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m.166).
- Boşanma kesinleştikten sonra nafaka veya tazminat istenebilir mi?
- Boşanmadan doğan yoksulluk nafakası ve tazminat dava hakları, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Mal rejimi alacaklarına Hukuk Genel Kurulu on yıllık süreyi uygulamıştır (E.2013/375, K.2013/520).
- Yoksulluk nafakası hâlâ süresiz mi?
- Anayasa Mahkemesi "süresiz olarak" ibaresini iptal etti, iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek (E.2025/156, K.2026/131). O tarihe kadar mevcut metin yürürlüktedir. Karar nafakayı kaldırmaz.
- Boşanmada ev yarı yarıya mı paylaşılır?
- Taşınmaz kendiliğinden bölünmez. Sözleşme yoksa her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkı kazanır (TMK m.202, m.231, m.236); alacak malın kendisi veya para olarak ödenir (TMK m.239).
- Koruma kararı için boşanma davası açmak gerekir mi?
- Hayır. Tedbir en kolay ulaşılabilecek hâkimden, mülkî amirden veya kolluktan istenebilir; koruyucu tedbir için delil veya belge aranmaz (6284 s.K. m.8). Karara iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (6284 s.K. m.9).